31 Mayıs 2008 Cumartesi

plaka 34plt34 olunca


Perşembe akşamları Show Tv ekranlarında izlenme rekoru kıran Kurtlar Vadisi dizisinin oyuncuları kadar, dizide rol alan araçlarla meşhur olmanın bedelini ödüyor. Geçenlerde yine yaptığımız haberde dizide ilginç tiplemesiyle beğeni kazanan Muro’nun Hacı Muratının başına gelenler bu kez de Polat alemdarın Lüks Jeep’inin başına geldi.
34 PLT 34 plakalı BMW marka jeep’i Malatya sokaklarında gören Polat hayranları aracı çembere aldı. Aracın kimin kullandığı bilinmez iken İnönü Caddesine park edilen jeep’in etrafını saran hayranlar kare kare hatıra resmi çektirdiler. Dilek ağacına dönen aracın etrafında saatlerce Polat Alemdarı görebilmek ümidiyle bekleyen hayranlar hayal kırıklığına uğrayarak PLT yazılı plakaya sarılarak resim çektirdiler.
Uzun bir bekleyişin ardından pes eden hayranlar birer birer aracın yanından ayrıldılar.

yürü yürü iskenderim yürü verecek hesabın çok anca gideriz

kurtlar vadisi pusu 40. bölüm final sahnesi iskendere pusuya düştü.Polat alemdarın elinde artık.
video
iskender:gel polatım gel
iskender:ben seni güzellikle çağırmıştım ama bunu sen istedin ne yapalım
polat:benim istediğim tam olarka buydu.
iskender:öylemi...
iskender:şimdi bana anlatacakmısın kırmızı kitapta nelerin yazdığını ?
polat:anlatmayacağım.
iskender:nazımım işkenceyle konuşmaz bu adam sık kafasına.
silahta kurşun yoktur.
polat:bir daha dene nazımı.
polat:yürü iskenderim yürü verecek hesabın çok anca gideriz..

tuncay ve hüsnü 2007 de anlaşalım

tuncay normale döndü kaldığı yerden 2008den devam ediyor.
video
Hüsnü : Tuncay Bey istiram ediyorum , yine sen kimsin , burada ne arıyorsun , beni yok etmeye mi çalışıyorsun gibi bişeyler sölemeyin çok güceniyorum.

Tuncay : Ya ne saçmalıyorsunuz Hüsnü Bey

Hüsnü : Tuncay Bey Mahvoldum kaç gündür.işi gücü bıraktım , 2004 yılında dünyada ve türkiyede ceyran eden gelişmeleri ezberliyorum.Misalen yerel seçimler , hangi ilçede , hangi parti kazanmış, sorun söleyim,

Tuncay : Hüsnü Bey iyice delirdiniz :) Ne işiniz var 2004 te ,seçimde , partide , ilde , ilçede !!!Hadi işimiz gücümüz var , daha iskender büyüğü ele geçirip intikamımızı alıcaz

Hüsnü : Tuncay Bey hangi yıldayız.

Tuncay : Saçmalama hüsnü , 2012 de değilmiyiz :)

Hüsnü : Walla geleceğe henüz hazır değilim .Gelin hiç değilse 2007 de pazarlık yapalım

Tuncay : Şaka yaptım kardeşim.2008 deyiz , İstanbulun fethinin 555.yılındayız.

Hüsnü : Size bana geri veren allaha şükürler olsun.Aşk meşk birşeyler hatırlıyormuyuz ? Mesela asu hanım?

Tuncay : Terbiyesizlik yapmayın hüsnü bey .

Hüsnü : Özür dilerim efendim .Hiçdeğilse o kısmı silinseydi kafasından iyidi.

Polat psikolojik savaşı önerdi.


Sanırım son zamanlarda kaçıp kovalamaca ezberine bağlayan Kurtlar Vadisi Pusu’nun en hareketli bölümünü izledi sevenleri..
En azından “Gel Polatım gel”, “Yürü İskenderim yürü” gibi, vadi için alışılmadık diyaloglarla kurulu final sahnesi bile ezberi bozmuştu...
Uzatmayalım. Diziye ara verenler için flaş gelişme olarak Polat Alemdar kardeşimizn İskender Büyük’ü yakalayıp namlunun ucuna yapıştırdığını söyleyebiliriz...
Dizi bir iki haftaya bitecek. Sanırım İskender Büyük de adını aldığı Büyük İskender gibi tarih olacak. Neyse bulunur yine bir kötü adam, sorun yok!
Belki kimsenin dikkatini çekmedi ama dizide açıktan mesajlar yerini üstü örtülü yönlendirmelere bıraktı. Bunlardan biri de Polat’ın hastane odasında okuduğu kitaptı...
Psikolojik Savaş isimli kitap daha çok muhafazakar yayınlarıyla bilinen Timaş Yayınevi’ne aitti. Daha önce Soner Yalçın’ın Bay Pipo, Tuncay Özkan’ın çeşitli kitapları başta olmak üzere birçok kitabın satışında patlama yaratan Kurtlar Vadisi desteği bu kez Timaş’ın komplo teorisi yazarlarının başına devlet kuşu gibi kondu...
Dikkatli izleyici o kitabın adını bir kenara not etmiştir. Ve biliyorum ki, komplo teorileriyle beslenen bir dizinin izleyicileri de az zamanda sıkı teonisyenler olarak aramızda yerini alacaktır...
Ne diyelim, bu bile kültüre hizmet. Millet okusun da ne okursa okusun hani...

memati gamzeyi bulutun gönderdiğini öğrenir

bulut mematiye oyun oynamanın cezasını ağır ödedi.
video
Bulut:Ahh Be Gülüm...Şimdi Anladım Boğazımızdan Balığın Neden Geçmediğini.
Memati:Bu Kızli Osman'la Takılan Kız Değilmiydi.
Bulut:Öylemi Kız.Bizim Ortağın Oğluylamı Takıldın. :twisted:
Memati:Bulut Rutubet Yapma Doğru Konuş.
Bulut:Birader Otur Konuşalım.Herkezin Mazisinde Yanlış İşler Vardır.Kurcalamamak Lazım...
Memati:Gamze'yi Bana Senmi Yolladın.
Bulut:Ahhh...Şimdi Balığa Limonu Sıktın İşte...Tadı Madı Kalmadı.
Memati:Bana Cevap Ver.
Bulut:Diyelim ki Ben yolladım.

muro: nutkum tutuldu

muro örgütün onu neden çeğırdığını anladı.Tekrar örğütten kopabilir.
video
MURO:liderin beni niye çağırdığını anlamış bulunuyoruz
ÇETO:niye başkanım?
MURO:bu eylemleri biz yapsak devlet diyecek ki nanet olsun örgüte örgüt diyecek ki valla haberim yok iskender diceyecek ki aferin muro ya ee sonra ne olacak ? fatura bana kesilecek, kdv si sana ötv si yıldırıma ..

efsane göreve döndü

muro tekrar örgütte ve başkan sıfatını tekrar aldı ama örgütün muro ile ilgili planları başka. video

kurtlar vadisi pusu sezon finali

kurtlar vadisi pusu da sezon finaline az bir süre kaldı.Vadi uzun bir süre ara verecek, yeni bölümler eylül ayı sonu veya ekim ayında tekrar ekranlarda yerini alacak.Vadi bu sezonda kendinden çokca söz ettirdi gerek hikayesi gerekse karakterleriyle.Vadinin bu sezonda en çok konuşulan iki karekteri vardı muro ve iskender.İskender vadideki güçlü düşman boşluğunu doldurdu ve aksiyon sahnelerini artmasını sağladı.Senaristlerin bu işin dört aile gitmeyeceğini anladığı anda vadiye girdi Muro bir fenomen haline geldi ilk başlarda dizideki ömrü beş, altı bölümle sınırlıydı taki limandaki mallarını yalçın buluttan istemeğe gitti sahneden kadar .Bu sahne ve ertesi haftaki tekrara yalçın bulut ile olan sahneler muro efsanesinin başlangıçı oldu.Artık muro polat alemdarı bile gölgede bırakacak kadar bir ilgi uyandırmaya başlamıştı.Kurtlar vadisini izlemeyenler bile muroyu izlemek için vadiyi takip etmeye başladı.Sezon finalinde iskendere ne olcağı bilinmiyor ama muro yeni sezonda da kurtlar vadisi pusu da yer alacak ve bizi güldürmeye devam edecek.

bunların anaları emzirdikleri süte su katmış, çocukları benzine katmış çok mu

muro herhafta yeni bir şarkıyla karşımızda işte bu haftaki parça kaşların arasından domdom kurşunu değdi bir avcı vurdu beni, bir avcı yedi beni :)
video

tırsma çetin 2 dakika delikanlı ol dik dur

muro bu hafta yine formundaydı.Kurtlar vadi pusu en iyi komedi dizisi ile yarışır bir duruma geldi muro sayesinde.Çeto, yıldırım ve hüsnüyüde unutmayalım onlarında katkısı çok büyük.
video
Muro: Senin bu ** elinde telefon oynaya oynaya geliyor...
Yıldırım: Başkanım getirdim...
Muro: Gelirken kiminle konuşuyordun yıldırım ?
Yıldırım: Başkanım konuşmuyordum, çekiyor mu çekmiyor mu diye bakıyordum telefona, yanlız bizim bahçeden içeri girince cızırtı başlıyor..
Muro: Bırak lan cızırtıyı bırak...

örgütü arar....

Muro: Alo, kiminle görüşüyorum kod adını söyle bana, benim ben murooo... tabi muro gelsin diyecek, zora gelince muro gelsin, muro başkan, muro değerli hee. 2 hafta önce muro auttu.. sıkın kafasına gitsin diyordunuz heee.

Çeto: Aman başkanım fazla şey yapmasan.
Muro: Ne yapmasam?
Çeto: Yani uzatmasan başkanım, telefonun sahibide ezilmiş bir halkımız, çok yazar...
Muro: Sen o önlüğü giyince iyice yumuşadın.. tırsma çetin 2 dakika delikanlı ol dik dur... Nerede kalmıştık... he tamam liderin davetini komiteme sunacam bir çözümleme yapacaz, eğer olumlu bir karar çıkarsa öğleden sonra geliriz, de hadii...

Çeto: Saat kaç gibi bekliyormuş lider başkanım..
Muro: Valla bizim koca lider gundiii yıldırımı bekliyor. hadi telefonu **ürde çabuk gidelim...şiii sende bırak onu akşama dışarda yeriz...
Çeto: Yemin kii
Muro: Valla
Çeto : Aslan başkanım,
Muro: Canım Çeto
Çeto: Gideyim giyineyim mi
Muro: Hadi Koş, ulan zaten giyiniksin salak, ya heycanlandı çocuk yaa.. hehee

çeto ve yıldırımdan elma nasıl yenmez dersi

kurtlar vadisi pusu da daha önceki bölümlerde yine elma yeme sahneleri vardı memati ve bulut arasında elma yiyerek birbirlerine meydan okuyorlardı.Ama çeto ve yıldırım amacını çözümlüyemedim.
video
işte bu sahnenin diyalogları
Muro: Yavaş oğlum ne yapıyorsunuz elma mı yiyorsunuz makinalı tüfekle mi atıyorsunuz belli değil
Çeto: Başkanım televizyonu açsak belki sesi bastırırdı.
Muro: Peki senin içindeki vahşeti nasıl bastıracaz çetin...
Çeto: Devrim terbiyesiyle başkanım
Muro: Peki televizyonda devrime dair bir belge yayınlandığını gördün mü hiç
Çeto: Belgesel bakardık başkanım..
Yıldırım: Başkanım ben bu aslanlarla ceylanların ilişkisine bitiyorum yemin ediyorum..
Muro: Sen hangi tarafı tutuyorsun yıldırım arkadaş. Aslanı mı ? Ceylanı mı?
Yıldırım : Aslanı Başkanım... böyle ceylana pençesini bi takıyor bi yatırıyor bide diş atıyor
Muro: İşte bütün bunlar senin marifetin çetin, yine yanlış taraftasın yıldırım yanlış taraftasın o ceylan bizim ezilmiş halkımız, o dişi geçiren ise kan emici, emperyalist, kapitalist düzen.
Çeto: Niye başkanım doğal solüsyon yokmu güçlü olan ayakta kalır demiyor mu darwin güçsüz olan ayıklanır.
Muro: Mesele çeto güçlü ve güçsüzün olması değil güçsüzlü güçlünün yani aslanla ceylanın hakça bir paylaşım içerisinde kardeş olmasıdır...
Çeto: Başkanım birisi et obur birisi ot obur nasıl kardeş olacaklar
Muro : Çetin işte devrim bu yüzden gerekli
Çeto: Başkanım televizyonu açıyormuyuz açmıyormuyuz benim uykum geldi
Muro: Çetin o elmayı sokarım boğazına ebediyen uyursun terbiyesiz laf anlatıyoruz burada sanki bin yıldır uyumamışsın gibi
Anammmm anammmm....
Yıldırım: Başkanım bari bu gece örgüte dönsek
Muro : devrim bir süreçtir yıldırım bırakalım örgüttekiler bir geceyi daha uykusuz geçirsinler bunlar ne zaman gelecek ne zaman başkanlık makamı dolacak diye aaa anamm.. :D
Muro : Aklından bile geçirme koy onu yerine gundiii

öldümde uyandım gülüm remix

Vadini yeni türküsü şimdiden çok tutuldu herkesin dillinde, diğer ilginç tarafı türküyü söyleyen kişini kimliği.Türküyü seslendiren kişi gürkan uygun namı değer memati.
video

Rtük başkanı :Gençler en çok Polat Alemdar'ı örnek alıyor

Alanya Özel Ufuk Fen ve Anadolu Lisesi tarafından bu yıl ilki gerçekleştirilen toplum hizmeti ödülü sahibini buldu. Ufuk İlköğretim Okulu'nda düzenlenen törende Radyo Televizyon Üst Kurulu'nun 'Medya Okuryazarlığı Projesi' birincilik ödülüne layık görüldü.

Mehter ve Sema gösterilerinin gerçekleştirildiği törende konuşma yapan RTÜK Başkanı Zahid Akman, kendilerini ödüle layık görenlere teşekkür etti. RTÜK Başkanı Akman'ın ödülünü Lefkoşe Belediye Başkan Yardımcısı Celal Cin verdi.

Medya Okuryazarlığı Projesi'nin medyayı doğru okutan, yaşadığı çevreye duyarlı, ülkesinin sorunlarını bilerek medya mesajlarını akıl süzgecinden geçirebilen nesiller yetiştirmeyi amaçladığını kaydeden Akman, proje kapsamında ilköğretim okullarında medya okuryazarlığı dersleri verildiğini ifade etti. Toplantı sonununda Cihan muhabirinin sorularını cevaplayan Akman, özellikle televizyon yayınlarının gençler ve çocukları çok fazla etkilediğini aktardı. Akman, "Yapılan araştırmalara göre gençler en çok 'Kurtlar Vadisi' dizisindeki Polat Alemdar'ı örnek alıyor. Onun gibi olmak istiyor. Yayınların gençlerimiz üzerindeki etkisinin bilincindeyiz. Televizyonda yayınlanan bir kesit gerçek hayata dönüşebiliyor. Kişi kendine o rolü örnek alabiliyor." dedi.
Ekranlara sürekli sınırlamalar getirilerek ve yapılan yayınları sürekli denetleyerek televizyonun etkisinden korunmanın tek başına yeterli olmadığını anlatan Akman, yayını tüketen seyircinin belli bir bilince kavuşması gerektiğine işaret etti. Ailelere tavsiyelerde bulunan Akman, anne ve babaların medyadan gelen mesajların doğru ya da yanlış olduğunu algılayarak programları çocuklarına izletmesi gerektiğini aktardı. Çocuklarının seçtiği programlara ailelerin süzgeçten geçirmesi gerektiğini belirten Akman, televizyondan etkilenerek yetişen çocuklardan oluşan bir toplumdan korkulması gerektiğini vurguladı.

vadi videofona talebi artırdı


Türk Telekom Tokat İl Yöneticisi Hayrettin Öztaş, dün yayınlanan 'Kurtlar Vadisi Pusu' dizisinden sonra 100 kişinin kendisini arayarak videofon talep ettiğini söyledi.
Türk Telekom tarafından hayata geçirilen sesli ve görüntülü haberleşmeyi sağlayan videofon, Tokat'ta da kullanılmaya başlandı. Videofon sistemiyle ilgili bilgiler veren Türk Telekom İl Yöneticisi Hayrettin Öztaş, sesli ve görüntülü haberleşme ile birlikte bu sistemle anlık mesajlaşma, e-mail, internet ortamında gezinti, TV izleme ve web kameralarına bağlanarak görüntü alma gibi çoklu ortam servislerinin tek bir cihaz üzerinden verilmesinin sağladığını kaydetti. Tüm vergiler dahil aylık 29 YTL'ye kampanya çerçevesinde 24 ay taahhüt alınarak cihazın temin edildiğini belirten Öztaş, ilgiden memnun olduklarını söyledi. Öztaş, dün akşam bir televizyon kanalında yayınlanan 'Kurtlar Vadisi Pusu' dizisinden sonra telefonlarının adeta kilitlendiğini ifade ederek, "100 kişi beni arayarak videofondan yararlanmak istediğini söyledi. Kurtlar Vadisi Pusu dizisi bu sisteme talebi artırdı" dedi.

Türkiye gerçeklerini anlatan dizi kurtlar vadisi


ABD’de insanlar, 24 dizisini bekliyorlar, ülke nereye gidecek diye. Dizi gelecekteki olayları önceden verdiği için prim yapıyor, hatta öyle ki, daha üç yıl önce Amerika’nın başına bir siyah başkanın geçeceğini anlatmıştı, Ocak 2009’da başlayacak yedinci sezondaysa bir kadın başkanla karşılaşacakmışız... Dünya, ABD’deki durumu, insanlığın bu ülkeye bakışını, yönetimde neler olduğunu 24’ten öğreniyorlar... Ya Türkiye... Pek çok kişinin yalnızca aksiyon dizisi diye tanımladığı Kurtlar Vadisi’nde de Türkiye gerçekleri var; İskender Büyük’ü tanımıyor musunuz; ya da her şeye bulaşan güçlü işadamlarını, ülkeyi oradan oraya savuranları, çoğu zaman yurtseverlerin umutsuz ve çaresiz hale gelişini... Şu sıralarda Mecliste kurulacak araştırma komisyonundan söz ediliyor, AKP’nin önerdiği, muhalefetin reddettiği komisyon... Aklıma, Vadi’deki komisyon geliyor, İskender Büyük’le ilgili bilgi toplamak için kurulan, ama aralarında kötüyle işbirliği yapanlar olduğu için ortalığın kan gölüne döndüğü toplantı... 24 dizisi Amerika’nın aynası, Kurtlar Vadisi de Türkiye’nin, ikisi de sert, ikisi de acımasız, ama ülke yönetimlerinin yumuşak ve şefkatli olduğunu kim söyledi, hele Büyük Ortadoğu Projesi de gündemdeyken...

30 Mayıs 2008 Cuma

polat alemdar iskender ve nazım'ın final sahnesi resimleri













SANAL KAHRAMANLAR

Geçtiğimiz günlerde gazete başlıklarına yansıyan iki haber benim de bir şekilde içerisinde oyuncu olarak bulunduğum televizyon dünyasının, ülkemizde ne denli etkin olduğunun garip bir göstergesiydi. İlki Kurtlar Vadisi Pusu"da Memati"nin uyuşturucu bağımlılığının Meclis komisyonunda gündeme gelmesi, diğeri ise "Polat"ın kullandığı telefon" diyerek sahte Nokia telefonların insanlara satılmasıydı. Gülmeli mi, ağlamalı mı bilemedim….

Bu haberleri okurken birden aklıma Trabzon'daki çocukluk yıllarımda Saray sinemasında, birlikte film seyrettiğim insanlar geldi. Genç ve saf kıza ilaçlı içki içiren kötü adama yüksek sesle edilen bedduaları, genç kıza -İÇMEEEEE- diye bağıranları düşünüyorum.

Yaşlılarımızın o yıllarda radyolardaki yurttan sesler korolarını dinleyip de "Bu kadar adam bu radyonun içine nasıl sığıyor" diye şaşkınlığa düşmelerini, ya da erkek spiker televizyonda haberleri okurken evin genç kızlarını "sağını solunu ört" diye uyaran büyüklerimizle zamanında nasıl alay ettiğimizi düşünüyorum. Ne kadar yanlış yapmışız meğer.

Ülkemizin bu tip teknojilere yeni yeni alıştığı dönemlerde böylesi olayların olması inanın bugün meclis komisyonunda Memati"nin uyuşturucu alışkanlığının konuşulmasından daha normal geliyor bana. Aradan geçen 40 küsur yıl, teknolojileri geliştirdi ama beyinleri aynı oranda geliştiremedi ne yazık ki..

O zaman alay edip eğlendiğimiz büyüklerimizden ne farkımız kaldı? 2008 yılında oğluna "Bak sana Polat Alemdar"ın telefonundan aldım" diyen babanın, 1960 yılında dehşetle radyonun içinde yurttan sesler korosu arayan insanlardan farkı nedir? O dönemlerin teknolojiye uyum sağlama çabalarını anlayabilirim. Ona cahillik demem ama buna kara cehalet derim.

Arkadaşlar, televizyon sanal bir dünyadır. Yani orada canlandırılanlar bir kurgudur, bir hikayedir. O rolleri oynayan kişiler de, bir demirci ustasının ya da bir elektrikçinin görevini yapması gibi işlerini yapmaktadırlar. Kendileri için yazılan hikayeyi canlandırmakla görevlidirler. Bizler canlandırdığımız karakterler gibi yaşamıyoruz. Hüseyin Avni Danyal, bütün gün elde silah önüne gelene sıkarak yaşamıyor. Sokakta karşılaştığım bazı genç arkadaşların bu anlamdaki yaklaşımları, inanın beni çok üzüyor.(Bu arada ben askerde bile eline silah almamış bir insanım. Oldu bitti sevemedim silah işlerini)

23 yıllık sanat hayatımda gerek tiyatroda gerek televizyonda birçok rol oynadım. Bu kadar süredir oynadığım her role uygun bir ruh hali içinde yaşadığımı düşünebiliyor musunuz?.. Böyle olsaydı herhalde şu anda tam teşekküllü bir hastanenin akıl hastalıkları bölümünde yatıyor olmam gerekirdi.

Bir televizyon dizisinde örnek alınması gereken şey, hikayenin gerçeklik payının gündelik yaşamımıza uyumudur. Zaman zaman medyada haber olarak karşımıza çıkıyor.

"Dizideki kahramana özendim de yaptım" gibi söylemlerin gerçeklikle hiçbir ilgisi yok. Nedense özenilen şeyler sevgiye, saygıya, paylaşıma ve dostluğa ait olmuyor hiç. Aynı dizide anlatılan, para karşılığı cahil gençlerin kandırılmasından gençler ders almıyor da silahtan, racondan ve şiddetten örnek alıyorlar. Olmaz böyle şey. Bunun altında yatan tek gerçek vardır; eğitimsiz ve işsiz bırakılan bir gençlik var önümüzde. Gerçek yaşamlarındaki umutsuzluk ve kendini ispatlayamama duygusu onları sanal kahramanlar peşinde koşturuyor. Bu sanal kahramanların hikayesi bittiğinde ne olacak? Yaşamda bitecek mi; hiç zannetmiyorum. Asıl gerçek ve acımasız dünya işte o an karşınıza çıkacak. Ve bu acımasız dünya haftanın sadece bir gecesi 60 dakikalık bir süreyi kapsamayacak.

Çocuklarınıza ve torunlarınıza zeki, duyarlı, çalışkan, çağdaş, ülkesine ve ailesine bağlı gerçek yaşamlar bırakın. Sanal kahramanlar değil….
Sevgiyle kalın
HÜSEYİN AVNİ DANYAL

‘İyi, güzel, doğru’: Çarşı!


Çarşı Vadi'ye yenildi
,Bir kayıp haberi aldık. Canımız sıkkın. Beşiktaş Çarşı’nın emektarı Alen’in ağzından duyduk bunu:
“Çarşı artık yok!”
Alen’e soruyor şimdi herkes: Neden?
Ben de dün Beşiktaş taraftarı hatırlı dostlar sağ olsun- Çarşı’nın liderlerinden Cem Yakışkan’a telefon ettim. O da sağ olsun, güvendi, anlattı. Bugün köşeyi, böyle bir kaybın ardından, bu kayba en derinden üzülenlerden birinin, Cem Yakışkan’ın söylediklerine bırakıyorum:
- Neden oldu, niçin oldu, polisiye roman ayrıntılarını sormayacağım. Nasılsınız?
- Üzgünüz tabii. 25-30 yıl emek vermişsin, bir anda bitiriyorsun. Bir anda bitirdik işte. Şimdi Birand, Barlas canlı yayına çağırıyor. Ama artık konuşmayacağız. Zaten yeterince malzeme olduk. Artık biraz susalım. Vaktiyle kendimizi yeterince ifade etmemize izin vermeyenler bugün arayıp haber yapmak istiyorlar. Köprüye çıkıp kendimizi atamayacağımıza göre böyle bir çözüm bulduk. Yani bir tür hepimiz birbirimizi çuvala koyduk attık gibi. Çarşı’nın çocukları öksüz mü kalır, Hasankeyf keyfine mi bakar, bilmiyorum artık.

Çarşı çan çalar
- Peki nasıl oldu bu iş?
- Kale, tabii biliyorsunuz, dışarıdan yıkılmaz. Biz de içeriden yıkıldık. Şimdi çocuklar geliyorlar. Çok çirkin şeyler bunlar. Televizyonlardan duyuyorlar tabii. ‘Abi, burada rant varmış’, yok efendim ‘Abi, tribünde çan çalınıyormuş’ diyenler.
- Ne çanı?
- Çarşı çan çalar. Ama bunu Alen’in Ermeniliğine bağlayanlar oldu. Alen şimdi mi Ermeni oldu? Alen, kırk yıldır Ermeni. Ama bunu bile problem edenler oldu. 15 yaşında çocuklar Çarşı poları giymeye başladı. Ama ne giydiğini bilmiyor mesela.
- Lümpenleşme mi bozdu Çarşı’yı yani?
- O poları giyen çocuklara soruyorsun Çarşı’nın A’sı ne diye? Anlatıyorsun işte, ‘Bu anarşizm demek’. Diyor ki ‘O ne?’ Anlatıyorsun işte, sol mol, bilmiyor. Çocuk dediğim de, yanlış anlaşılmasın, 30 yaşında adamlar da var. Tamam, Çarşı’da siyaset amaç değildi ama bizim sosyal bir tarafımız da vardı. Böyle yeni bir gençlik de var biliyorsun, ‘Kurtlar Vadisi’ filan... Neyse ben söylemeyeyim gerisini artık.

‘Çarşı’ başka bir şey
- Şimdi başka bir hayat kuracaksınız herhalde Çarşı’dan sonra.
- Benim kurşun yaram var, bıçak yaram var. Ama bizi kalemleriyle vurdular. ‘Satılmış Çarşı’ diye yazdılar. O tribün benim başıma yıkıldı. Bağırıyoruz muhalif oluyoruz; bağırmıyoruz iktidarın adamı oluyoruz. Halbuki başka bir şey Çarşı. Mesela gecenin ikisinde polis arar beni. Beşiktaşlı çocuklar Barbaros’ta olay çıkardı diye. Çoluğumuzu çocuğumuzu bırakıp gideriz. Böyle bir sorumluluğumuz var çünkü. Ayhan’ın kapısı çalınır, çocuğun biri parasız kalmış, diyelim ki Ankara’ya dönemiyor. Sabaha karşı onu yolcu eder. Böyle bir şeydi ama son olanlarla başa çıkamadık. Böyle oldu.
- Üzüldük biz de. Ama belki ‘Yeni Çarşı’ ya da başka bir isimle, acaba yeniden?..
- Yok olmaz öyle de... Neyse... Bakalım... Su akar yolunu bulur diyelim şimdilik.
Cem Yakışkan’la konuşmamız böyle işte. Kurtlar Vadisi, çan meselesi, vurdulu kırdılı yeniyetmeler...
Türkiye’de canımızı ne sıkıyorsa bugün Çarşı’yı da onlar bitirdi demek ki. Şerif Mardin ‘iyi, güzel, doğru’ üzerine konuşmuştu geçtiğimiz günlerde. Sanırım bir kez daha ‘iyi, güzel, doğru’ kaybetti böylece. Çarşı, giderek derinleşen Kurtlar Vadisi’ne yenildi.
Çarşı’nın güzel abileri kafa tokuşturan yeniyetme mafya özentisi çocuklara kaybetti bu oyunu. Yazık. Ne diyeyim? Geriye güzel hatıralar kalsın. Biz Çarşı’nın en çok A’sını sevmiştik! Çarşı’dan bize o güzel A’nın güzel hatıraları kalsın. Sevenlerinin başı sağ olsun!

Polat'ın İskender'e kurduğu büyük pusu dün gece birinci oldu

Sezon finaline adım adım yaklaşan ve 29 Mayıs Perşembe akşamı, 40. bölümüyle izleyicisiyle buluşan Kurtlar Vadisi Pusu, birinciliği bu hafta da kimseye kaptırmadı.
NO PROGRAM ADı KANAL RATING (%) SHARE (%)
1 KURTLAR VADISI PUSU [NET] SHOW 14,50 36,70
2 FINLANDIYA-TURKIYE [NET] TRT1 9,00 22,00
3 ANNEM [NET] KAND 8,10 23,20

NO PROGRAM ADı KANAL RATING (%) SHARE (%)
1 KURTLAR VADISI PUSU [NET] SHOW 14,60 37,70
2 TEK TURKIYE [NET] STV 7,50 21,60
3 FINLANDIYA-TURKIYE [NET] TRT1 7,30 18,40

29 Mayıs 2008 Perşembe

kurtlar vadisi pusu 41. bölüm neler olacak


Ve en sonunda iskender polat alemdarın elinde,şimdi ne olacak..Yorum ve tahminlerinizi bu başlık altında yapabilirsiniz.

kurtlar vadisi pusu 40. bölüm 8. kısım

yürü iskenderim yürü verecek hesabın çok anca gideriz...

kurtlar vadisi pusu 40. bölüm 7. kısım

bulut yıldızı elinden kaçırdı.

kurtlar vadisi pusu 40. bölüm 6. kısım

iskender yine bir suikast peşinde bu seferki hedef askeri bir yetkili.

kurtlar vadisi pusu 40. bölüm 5. kısım

kurtlar vadisi pusu 40. bölüm 4. kısım

yıldız ölmedi ve polata iskenderin yerini söyledi vebeklenen iskender operasyonu başladı.

kurtlar vadisi pusu bölüm 40 kısım 3

polat yıldızın başında,iskenderin nerde olduğunu ögrenmeden ayrılmaya hiç niyeti yok.

kurtlar vadisi pusu bölüm 40 kısım 2

yıldız ölmedi polat haytını kurtardı.polat iskendere operasyon için hazırlanıyor.memati buluttan gamzenini hesabını sordu.

kurtlar vadisi pusu bölüm 40 kısım 1

Geçen hafta örgüt başkanını kullanarak iskender'e ulaşmak isteyen polat alemdar başarısız olmuştu.Bölüm sonunda yıldıza silahını doğrultan polat iskendere ulaşabilecek mi ?



Muro, Hacı Murat’tan vazgeçmiyor.

Bu akşam yayınlanacak yeni bölümde örgüt başkanının ölümüyle birlikte Muro’yu yeni sürprizler bekliyor. Tüm bu gelişmelerin arasında Çeto ve Yıldırım’dan vazgeçmeyen Muro’nun vazgeçmediği diğer şey ise Hacı Murat’ı. Muro, Çeto ve Yıldırım’la yine Hacı Murat’a doluşuyor.



Kötünün En Kötüsü Kim

Kötü ve acımasız karakterler, dramatik kurgunun vazgeçilmez öğeleridir. Kötüyü oynamak ise zor ve zahmetlidir. Zira insanlara iki tür duyguyu yaşatmak zordur. Birincisi güldürmek, ikincisi de nefret ettirmek. Kötü karakterler aslında dramaların "asist kralları" dır. Zira bir film, oyun ya da dizide kötü karakterler ne denli inandırıcı olursa, iyi karakterlerin doğruluğu, iyiliği ya da kahramanlığı o denli öne çıkar. Yani kötülük, aslında iyiliğin göze daha fazla batmasını sağlayan bir kontür çizgisi, bir gölge efektidir. İşte bu nedenle yerli dizilerin gizli kahramanları kötülerdir. Onlar ne kadar iyiyse, dizinin dramatik kurgusu o denli güçlenir ve inandırıcılık katsayısı da o oranda artar. Peki yerli diziler arasında kötü karakterlerin en kötüsü, yani bir başka deyişle "oyuncuların en iyisi" kim? Ben listeyi alfabetik sırayla aşağıya çıkarıyorum. Gerçek sıralamayı ise size bırakıyorum.

Narkoterör - Mehdi (Atilla Olgaç),Yaprak Dökümü - Ferhunde (Deniz Çakır),Genco - Cüneyt (Enis Arıkan),Annem - İbrahim (Erdal Bilingen),Yaprak Dökümü - Kaynana Cevriye (Güler Ökten),Menekşe ile Halil - Mustafa (Hasan Küçükçetin),Gazi - İlter (İştar Göksever),Elveda Rumeli - Dimitri (Luran Ahmeti),Kurtlar Vadisi - İskender Büyük (Musa Uzunlar),Elveda Rumeli - Abdül (Recep Özgür Dereli),Köprü - Ali Maruf (Tolga Evren),Parmaklıklar Ardında - Gülten (Zehra Alptürk)...

28 Mayıs 2008 Çarşamba

Kurtlar Vadisi atv'ye transfer olacak mı?

Eurovision'da Mor ve Ötesi ile yedincilik aldık. Ne mor, ne civert, ne de morcivert ve de mosmor olduk. Eh idare ederdi işte...

Petek Dinçöz dün Star'daki programında bu senenin gözde rengi moru anlatıyor. Bir ara "Avcıları hiç sevmiyorum" diyor. Ardından birden hafifçe morarıyor ve "Aman yanlış anlaşılmasın Avcılar semtinde oturanları demek istemedim. Benim bahsettiğim hayvan avlayanlar" diyerek düzeltiyor.

Konuğu Profesör Orhan Kural, kuraldışı bir cümleyi sarfedip "Bana hay... oğlu hay..." diyebilirsiniz çağrısı yapıyor milyonlara. Hatta eşek olayına bile giriyor. İzlerken şaşkına dönüp morarıyorum. Hayvanları çok sevdiğini belirtiyor. Bu nedenle kendisine hitap edilecek bu söylemlerden rahatsız olmayacağını söylüyor tebessüm ve mahcubiyet içerisinde... Kurduğu ilginç bağlantı beni mordan öte morcivert yapıyor...

Songül Karlı ile Uğur Aslan Fox'ta "İki Gönül Bir Olunca" programında insanları evlendirmeye çalışıyor. İzdivaç isteyen bayan stüdyoda, ona talip olan beyefendi telefonla canlı yayına katılıyor.

Telefondaki adam önce Uğur Aslan'a "Uğur bey, bugün morcivertlere bürünmüşsünüz" diyor. Uğur Aslan "Moru anladık da, civerti ne?" diye soruyor. Adam soruyu cevaplamayınca iş bana düşüyor. Morcivert acı patlıcan rengidir sevgili Uğur...

Neyse tekrar Fox'a dönelim... Telefondaki adam bu defa "Songül Karlı da morlara bürünmüş ama konukları beklerken içeride daha çok morarıyor" şeklinde cümleler sarfediyor. Sanki iki sunucuyu mort etmeye çalışıyor... Bunun üzerine Uğur Aslan'ın yüzünün morardığını görüyoruz. Öfkeyle "Şimdi yanına gelip seni bir morartırım görürsün, ben morartmadan arkadaşı alın telefon hattından" çağrısı yapıyor.

Kulağı delik bir dostumdan Haziran'da Show ile sözleşmesi bitecek Kurtlar Vadisi'nin atv'ye transfer olacağı haberini alıyorum. Heyecanla yapımcı Pana Film'den dostları arıyorum. "Yok öyle bir şey, seni işletmişler" cevabını alınca morarıyorum.

Bu arada modacılar bu seneye damgasını vuracak renk morun, aşkı temsil ettiğini öne sürüyor.
Öte yandan konumuzun Yılmaz Morgül ile hiçir alakası yoktur... O selamını bile almadığı için Bülent Ersoy'u defterinden sildiğini açıklamıştır. Buna rağmen dün ekranda Ersoy'a böbreğini bile verebileceğini söyleyen bir zattır... Hatta dün Esra Ceyhan'ın programında akvaryumdan fırlayıp yere düşen bir balığı kovalayıp, suya kavuşturan, cankurtaran bir insandır...

kvp maskeli adamlar kim ?

Bu hafta kurtlar vadisi pusu heycanlı bir bölümü ile karşımızda yeni bölüm daha yayınlanmadan soru işaretleri oluştu.Ölüm Polat Alemdar'ın ensesinde mi? Maskeli adamlar kim ?

Kurtlar vadisi süsüyle teknolojide son nokta diye sattılar


Nokia’nın piyasaya sürmediği bir telefonu 'İşte Nokia 8700 bu, pusulası ve 3 kamerası var' diye satan dolandırıcılar yakalandı.

Nokia'nın Türkiye temsilcisi avukat Murat Turan, polise firmasının piyasaya sürmediği bir telefonun Doğubank'ta 'Nokia'nın 8700 modeli çıktı' diye satıldığını ihbar etti. Harekete geçen ekipler, Eminönü Doğubank İşhanı'na düzenledikleri operasyonda 350 adet taklit ve faturasız cep telefonu ele geçirdi. 6 kişinin gözaltına alındığı operasyonda zanlıların sorgusunda olayla ilgili traji komik detaylar ortaya çıktı.

POLAT BUNU KULLANIYOR
Dolandırıcıların Nokia'nın üretmediği bir cep telefonunun üzerine 3 ayrı kamera ve bir adet pusula koyarak "İşte teknolojide son nokta bu, 8700 numaralı Nokia telefonu" diye sattıkları öğrenildi. Doğubank'ta bir grup esnafın pazarlama stratejileri de dikkat çekti. Zanlılar müşteri çekmek için vatandaşa "Bu telefon Kurtlar Vadisi Dizisi'nde rol alan Polat Alemdar'ın kullandığı telefon. Her türlü teknolojiye sahip" dedikleri öğrenildi.

2 BİN YTL'YE CEP
Ekipler Doğubank'taki esnafın vitrine koyduğu 2 bin YTL değerinde bir başka cep telefonunun, Telekomünikasyon Başkanlığı'ndan sorgusunu yaptırınca da telefonun çalıntı olduğunu ortaya çıkardı. Nokia marka cep telefonun Beyoğlu Cumhuriyet Savcılığı tarafından arandığı belirlendi. Telefonu satan işyeri hakkında çalıntı malı satın almak ve satmak suçundan işlem yapıldı. İşlemlerinin ardından savcılık talimatı üzerine telefonun sahibine teslim edileceği öğrenildi.

TURiSTLERDEN SATIN ALDIK
Emniyetteki ifadelere veren zanlıların kendilerini savunma yöntemleri de bir hayli ilginçti. Dolandırıcılar henüz piyasaya sürülmemiş telefonları yurt dışından İstanbul'a gezmeye gelen turistlerden 80 dolara satın aldıklarını söyledi. Doğubank esnafı Cuma A, Necati Ç, Aykut B, Hakan K, Yaşar F ve Abdullah D. nitelikli dolandırıcılıktan adliyeye sevk edildi.

Memati bu hallere düşecek adam mıydı ?

TBMM Uyuşturucu ve Uyuşturucu Kaçakçılığını Araştırma Komisyonu'nda uyuşturucu bağımlılığının insanlarda yarattığı tahribat üzerinde konuşurken CHP'li Canan Arıtman komisyon üyelerine bir hayal kahramanı olan Memati'yi örnek göstererek, "Memati uyuşturucu yüzünden ne hale geldi" dedi.

Uyuşturucu ve Uyuşturucu Kaçakçılığını Araştırma Komisyonu'nda AKP ve CHP'li üyeler arasında "Molla" tartışması yaşandı.

Uyuşturucu Başta Olmak Üzere Madde Bağımlılığı ve Kaçakçılığı Sorunlarının Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu, Necdet Ünüvar Başkanlığında toplanarak uzmanları dinlemeye devam etti. Komisyon bugünkü toplantısında Televizyon Yapımcıları Derneği Başkanı Nuri Çolakoğlu'nu dinledi. Komisyon, uyuşturucu ile mücadelede televizyonlarda "neler yapılabilir" konuları ve görüşleri tartışıldı.

Edinilen bilgilere göre; AKP ve CHP'li üyeler arasında zaman zaman sert tartışmaların yaşandığı toplantıya "molla" tartışması damgasını vurdu.

CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin, uyuşturucu ile mücadelede Milli Eğitim Bakanlığı'nın gerekli mücadeleyi göstermediği eleştirilerini getirdi.

Ersin, "Bu konuda bütün yük polisin sırtında. Uyuşturucu kaçakçılığı en fazla çocukları etkiliyor. MEB, Sağlık Bakanlığı ve Kadın ve çocuktan sorumlu Devlet Bakanlığı bu konuda gerekli çabayı göstermiyor" eleştirilerini getirdi.

Ersin, uyuşturucu ile mücadelede polisin yeterli olmadığını, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı ile Kadın ve Çocuktan sorumlu Devlet Bakanlığının da adımlar atması gerektiğini savundu.